2 Ekim 2013 Çarşamba

D-Smart, Basketbolseverleri NBA Efsaneleri ile Buluşturuyor


NBA heyecanını siz baskebolseverler ile buluşturan D-Smart, basketbol tutkusunu gösterenlere Oklahoma City Thunder takımı, Vlade Divac ve Peja Stojakovic ile aynı sahayı paylaşma fırsatı sunuyor.
Bu fırsatı yakalamak için yapılması gereken ise çok basit: basketbol yeteneğini çekeceğin video, fotoğraf veya yazacağın bir cümle ile gösteren tweet’ini #topbendeNBA etiketi göndermek.

Bu gece yarısı sona erecek olan #topbendeNBA kampanyasının kazananları ise 4 Ekim Cuma günü düzenlenecek etkinlikte, NBA efsaneleri ve Oklahoma City Thunder ile aynı sahayı paylaşacak. 

21 Eylül 2013 Cumartesi

Bir Devrin Sonu, Bir Zafere Son Adım...



İspanya milli takımı için 2000'li yıllar tamamen Avrupa hatta basketbolunu domine eder bir halde geçti demek yanlış olmaz. 2 Avrupa ve 1 Dünya şampiyonluğu, 2 Olimpiyat finali, 2 Avrupa finalinin yanında 3.lük ve 4.lükler...Bu başarıları sağlayan katronun temelinde bulunan oyuncuları ise söylemek zor değil; Pau Gasol, Navarro, Reyes, Jimenez, Calderon, Garbajosa, Fernandez ve diğerleri...Ancak bu saydığımız isimlerin artık yaş itibariyle kimilerinin emekli olması kimilerinin ise bu tempoyu kaldıramayarak takımlarından ayrı kalmaları sebebiyle bu turnuva İspanya için bir yaprak dökümü halini aldı. Kadroda halihazırda kalitesiz bir oyuncu yine yok gibi, yani ne Fernandez'e ne Marc Gasol'a ne de Calderon'a hatta Mumbru ve San Emeterio'ya yetersiz veya düşük seviyeli bir oyuncu demek hele diğer takımların halini de düşününce yanlış hatta ayıp olacaktır. 
Ancak şu bir gerçek ki, 2000'lere damgasını vuran İspanya takımı artık bu değil ve bundan sonra da olmayacak gibi...Dün oynanan Fransa maçını Parker insanüstü oynamasa veya son topta Calderon şutu soksa İspanya finale çıkacak ve finalde bence Litvanya'yı rahatça devirecekti. Ama bahsettiğim durum sadece başarıya yönelik değil, bir jenerasyon değişimi. Bu durumu da zaten bu oyunla ilgili bir çok kişi görmüş ve farketmiştir. Ben sadece yazıya dökmek istedim. Bu takım artık 'Abi' Gasol'ün, Navarro'nun o efsane takımı değil...

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Jordan - Kobe The Final Version


Bu zamana kadar kimbilir kaç adet klasik ''Jordan mı Kobe mi?'' muhabbetine tanık olmuş, bu konu ile ilgili kaç adet video izlemiş, yazılar okumuş ve bizzat bu konu hakkında ister istemez fikir üretmek ve konuşmak durumunda kalmışsınızdır, kalmışızdır, kaldık. Bu konu ile alakalı hazırlanan ve gerçekten inanılmaz bir özveri ve emek sonucu ortaya çıktığı apaçık belli olan bu video gerçekten benim gözümde olayı bitirmiş ve kim veya kimler hazırladıysa kendileri hakkında el öpme derecesine kadar bir saygı hissiyatı oluşturmuştur. İzledikten sonra eminin sizler de hak vereceksiniz.

24 Temmuz 2013 Çarşamba

"Kara Gün Dostu" Edirne'ye gidiyor


Ülkemizdeki basketbol camiasının futbola göre çok daha dar kapasiteli ve samimi olduğuna itirazı olan pek yoktur. İşte çoğu zaman bu durum ülkemizdeki basketbolun hemen her yaş grubu ve branşında futbol ve diğer birçok spor dalından daha başarılı ve kirlenmeden kalmasına yardım ediyor. Tabi mutlak bir temizlik ve samimiyeti yakalamak zor ama en azından bu döneme kadar basketbolumuzun "futbollaşması"nı engelleyen önemli durumlardan birisidir diyebiliriz. 

İşte bu iyiniyeti ve doğruluğu yansıtan diğer önemli figürler de bu özellikleri kişiliklerinde taşıyarak değerlerini ülke basketboluna aktaran güzel insanlar. Özellikle Galatasaray camiasındaki (şer odakları dışındakiler) bir çok insanın ve haliyle taraftarların "Kara Gün Dostu" olarak nitelendirdiği Cem Akdağ ülkemizde hem erkek hem kadın basketboluna çok önemli katkılar vermiş, emeğinin karşılığında çok haksızlıklara uğramasına rağmen görev vakti geldiğinde elini taşın altına koymuş ve iyiniyetini ve içindeki sevdasını hiç yitirmemiş bir basketbol "adam"ı. Yakın tarihimize baktığımızda "Potanın Perileri" markasının altındaki imzaların belki de en büyüğü ona ait olmakla beraber Galatasaray camiasında hem erkek hem kadın takımına verdikleri ile bu sıfatları ve kendisine verilen ismi sonuna dek hakediyor.

Son olarak geçen sezon başlangıcında yine adı Galatasaray kadın basketbol takımı ile anılmış ancak kendisine yapılan bir son dakika haksızlığı ile bu birliktelik gerçekleşmemişti. Kendisi de geçen sezon Beko Basketbol Ligi'ne yükselen Royal Halı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ni ligde düşmek bir yana play-off kovalayan keyifli bir takım haline getirmişti. Şimdi ise öyle görünüyor ki sıra yine lakabına yakışır bir şekilde "Zor Günler" geçiren Edirne'de. 

Sezon sonunda ligde kalmayı garantiledikten sonra sponsor ve satılma krizlerine giren, ardından bu sezon devam etme kararı alınan ancak transfer konusunda bir hayli geç kalan Olin Edirne yönetimi, bu sezonun yapılanmasında öncelikli hamleyi koç transferine verdi ve takımı lige çıkartan usta coach Gökhan Taştimur ile yollarını ayırdı. Her ne kadar biraz geç kalınmış olsa da transferleri belirleyip yeni gelen coach'a takımı emanet etmektense daha öncesinde coach konusunu halledip takımı ona emanet etmek daha mantıklı bir hamle oldu. Hele takımı bu şekilde emanet edeceğiniz coach Cem Akdağ ise, bizi bu sene geçen yılların aksine bol hücum tempolu ve keyifli basketbol günleri Edirne merkezinden bolca çağıracak gibi gözüküyor. İki taraf için de hayırlı olsun.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Eurobasket 2013 A Milli Takım Kadro Değerlendirmesi (Kimler Olacak, Neden?)


Çok fazla söz söylendi, çok fazla yazıldı çizildi ama kadro analizi pek fazla yapılmadı. Eurobasket 2013'e kısa bir zaman kala açıklanan A Milli Basketbol Takımımız Başantrenörü bu şampiyona için bir kadro belirledi. Cenk Akyol'un seçilmeyişi tartışmasında geçen A Milli Takım aday kadrosuna bir basketbol yorumu getirelim istedik ve pozisyon pozisyon kadroyu yorumlayalım dedik. Lafı çok uzatmadan pozisyon ekseninde başlayalım:
Pek fazla opsiyonumuzun olmadığı oyun kurucu mevkiinde tercihin yine Barış - Ender ikilisinden yana olacağını düşünüyoruz. Zira yıllardır A Milli Takımımız'ın formasını terleten Ender Arslan bu yıl da TBL şampiyonunun oyun kurucusu apoletiyle geliyor milli takıma. Barış ise vasat bir sezon geçiren Fenerbahçe Ülker'in en iyilerindendi desek herhalde yanlış demiş olmayız.(Keşke Akdeniz Oyunları kadrosunda olacağına biraz daha fazla tatil yapsaydı da kendisinden Slovenya'daki turnuvada daha iyi verim alabilseydik) Bu ikilinin point guard için şampiyonada yer alacağını tahmin ediyoruz.
Serhat Çetin-Ömer Onan-Sinan Güler üçlüsünün shooting guard diye tabir edilen '2 numara' mevkiinde kadroya seçileceğini tahmin ediyoruz. Serhat bu yıl çok formda bir sezon geçirdi Beşiktaş'ta. Euroleague'de de tecrübesini iyice arttırdığı kanaatindeyiz ve formayı bu yıl sonuna kadar hakedenlerden. Ömer Onan için ise yılların tecrübesi diyoruz. Her ne kadar Fenerbahçe Ülker'de pek parlak bir sezon geçiremese de kanaatimiz Slovenya'daki şampiyonada yer alacağı yönünde. Sinan Güler için ise 1-2 pozisyonunda oynayabildiğinden ve basketbolun 'nöbetçi' oyuncusu gibi durmasından dolayı A Milli Takım'ın bu seneki kadrosu için kesinlikle düşünülmesi gerektiği kanaatindeyiz. Pek fazla oynamadığı sezonlarda bile kendisine görev verildiğinde elinden geldiğinin en iyisini yapan bir isim. Zira Anadolu Efes'in Olympiakos ile oynadığı çeyrek final serisinde bunu gördük.
En tartışılan mevkiiye, forvet mevkine geldik. Bu mevkii Emir Preldzic'in A Milli takıma katılmasıyla biraz güçlü kolumuz oldu, her ne kadar önceki senelerde sıkıntısını çektiğimiz bir mevkii olsa da. Takımın kaptanı konumunda olan ve artık gerçekten de milli takım kariyerinin sonuna geldiği düşünülen Hidayet Türkoğlu bu mevkinin sahibi ve özellikle bu sezonun ikinci yarısında yaşanan doping olayı nedeniyle Avrupa ve Dünya basketbol kamuoyuna söyleyecek son bir sözü olması gerekir. Oynadığı takımlarda pek fazla süre alamamasına rağmen yine de kadroda görmeye alıştığımız,hatta çoğu zaman eleştirdiğimiz Cenk Akyol ise bu sene formda olduğu bir zamanda kadroya alınmadı. Bizce bu mevkiinin turnuvada yer alması gereken ismi Emir Preldzic ve Cenk Akyol olsa da Baş Antrenör Bogdan Tanjevic tercihini Cenk Akyol'dan yana kullanmadı. Çok tartışılan bu karar inşallah Avrupa Şampiyonası'nda alınacak bir madalyayla unutulur diyoruz...
Son yıllarda bir şişkinliğin yaşandığı pota altı mevkiinde ise seçeneğimiz çok. Burada en büyük şanssızlığımız Furkan Aldemir'in olmayışı. Onun da sebebini gayet üst düzey performans gösterdiği bu sezonda milli takımdaki mevkiidaşlarının da mükemmel sezonlar geçirmeleri ve özellikle hücum anlamında daha çok ve çeşitli silahlara sahip olmaları olarak açıklayabiliriz. Burada da Ersan İlyassova-Kerem Gönlüm ikilisine 4-5 oynayabilen İlkan Karaman veya İzzet Türkyılmaz ikilisinden biri eklenecek. Atletik meziyetleri de bulunan Fenerbahçe Ülker'in genç oyuncusu İlkan Karaman dış şutlarda da etkili olabiliyor. TBL finalisti Banvit'in uzunu İzzet Türkyılmaz ise çok formda bir sezon geçirdi. 2011'deki şampiyonada Orhun Ene'nin İzzet seçimi kendisinin epey eleştirilmesine neden olmuştu. Genç oyuncunun Eurobasket 2013'e seçilmesi iki sene önceki eleştirilere cevap vermek için bir fırsat olabilir kendisi açısından.
Pivot mevkii için ise herhalde hiç düşünmeden Houston'da mükemmel bir sezon geçiren Ömer Aşık ve Semih Erden'i kadroya yazar basketbolu takip eden hemen hemen herkes. İki oyuncu da kariyerlerinin zirvesinde. Özellikle Ömer Aşık NBA'de bu sezon inanılmaz bir performans sergiledi. Bu şampiyona kendisi için takıma yeni katılan Dwight Howard'a bir mesaj vermek açısından da önemli. Semih ise Oktay Mahmuti'nin elinde saha içindeki olgunluğunu biraz daha geliştirme fırsatı buldu. Tek handikapı erken yorulması. Sözün özü bu iki ismin seçilmesi durumunda pek fazla tartışma olacak gibi durmuyor. Akdeniz Oyunları kadrosunda yer alan ve takımın liderlerinden olan Oğuz Savaş ise mevcut 4 ve 5 numaraların formda olması sebebiyle bu yıl nihai kadroda olmayacak gibi geliyor.
Genel çerçevede değerlendirmeye çalıştığımız bu oyuncuların dışında kadroda olmayan ya da olması gereken oyuncu var mı diye bakarsak; NBA'deki temsilcilerimizden Enes Kanter'in bu saatten sonra pek de milli takım kadrolarında adı geçmeyecek gibi gözüküyor. Zaten 2011 yılında kampa katılmasının da ana sebebi olarak o dönem NBA'de yaşanan Lokavt olayını söylemek yanlış olmayacaktır. PG mevkiinde bu yıl bir üçüncü ismin olması (ki bu isim de olursa Doğuş olacaktır.) sürpriz olur çünkü 2 numarada Sinan'ın varlığı bu iki pozisyonda da gereken desteği sağlayacaktır. Ömer Onan'ın da bu yıl belki de son milli turnuvası olacağını düşünürsek Serkan Erdoğan'dan bu yana milli takımda yaşanan skorer 2 numara sıkıntısı ilerleyen yıllarda Melih Mahmutoğlu ve Maxim Can Mutaf gibi genç oyuncular ile giderilecek gibi gözüküyor. 
Koçun geç belirlenmesi ve Cenk Akyol polemiği altında kampa başladı milli takım. Akdeniz oyunlarında oynamaları nedeniyle bazı oyuncularımızın yorgunluğu da söz konusu. Avrupa Şampiyonası'nda zor bir grupta yer alıyoruz ve işimiz hiç kolay değil. Kağıt üzerinde çok kaliteli isimlere sahip bir takımız fakat yıllardır kaliteli rotasyonla Şampiyonalarda yer almamıza rağmen evimizdekiler haricinde madalya kazanamadık. Aslına bakılırsa bu durumda Akdeniz Oyunları'nda altın madalya kazandıktan sonra bu denli sevinilmesi de maalesef normal gibi görünüyor. Her ne kadar Sırbistan kaçıncı takımıyla geldi denilse de biz de her şampiyonada final gören bir takım değiliz maalesef...
Yukarıda, kampa çağrılan aday kadroda bulunan isimler üzerinden bir ideal kadro kurmaya çalıştık.Tabi sürprizlere açık olduğunu da unutmamak lazım. Sonuçta kadroyu seçecek Bogdan Tanjevic veya öyle görünüyor...Tüm olumsuzluklara ve konsantrasyondan uzak gibi durduğumuz portresine rağmen dileriz geçen yılların aksine bu kez beklentiyle gidilmemesine rağmen madalya olmasa bile 2014 Dünya Şampiyonası'na gitmeye hak kazanarak döneriz Slovenya'dan. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...