27 Mart 2012 Salı

Euroleague Women Final Eight 2012 Canlı Yayın Programı

Umduğumuz gibi bir şölen olmasını beklediğimiz Final Eight maçlarının yayın konusunu çok merak ediyordum açıkçası. Malum Ntv-Ntvspor grubunun bu organizasyona yer ayıracak ne ekibi ne de canlı yayın dilimi kalmıştı. Zaten şu anda bile iki kanal götürmeye çalışıyorlar Euroleague temposunu. Neyse ki Lig Tv ekibi bu işi ele aldı ve basketbolda Ntv hegemonyasını kırmak için bir adım daha atmış oldu. Başarılı şekilde verebilirler ise ileride halen standart bir canlı yayın kanalına sahip olmayan TKBL'yi de alabilirler belki kimbilir ? Akışı da şöyle verelim, sadece Türk takımları değil diğer maçları vermeleri de korkuları gideren bir yayın politikası olmuş, karasal yayın izleyicileri dışında diğer ilgililer de en azından Türk takımlarının maçlarını izleyebilecekler. Hayırlısı olsun diyelim. Final günü yayınları daha sonra belli olmak üzere ilk program şöyle :


28 Mart Çarşamba
13:00 Wisla Can Pack – Spartak MR Vidnoje-  Lig Tv 3
15:30 Ros Casares  – UMMC Ekaterinburg-  Lig Tv 3
18:00 Fenerbahçe – Beretta Familia-  SkyTürk 360
20:45 Rivas Ecopolis  – G.Saray MP-   SkyTürk 360

29 Mart Perşembe
13:00 Spartak Moskova – Ros Casares-  Lig Tv 3
15:30 UMMC Ekaterinburg – Wisla Can Pack- Lig Tv 3
18:00 Beretta Familia – Rivas Ecopolis- Lig Tv 3
20:45 G.Saray MP – F.Bahçe- SkyTürk 360

30 Mart Cuma
13:00 Ros Casares – Wisla Can Pack-  Lig Tv 3
15:30 Spartak Moskova – UMMC Ekaterinburg- Lig Tv 3
18:00 F.Bahçe – Rivas Ecopolis- SkyTürk 360
20:45 G.Saray MP – Beretta Familia- SkyTürk 360


Son olarak eklemek gerekirse tüm maçların canlı olarak Fiba Europe Tv'den yani www.fibaeurope.com adresinden de izlenebileceğini söyleyelim.

Final Eight Geldi Çattı !

Uzun zamandır kayda değer bir yazı yazamadığımızın farkında olarak en azından faydalı bir bilgi ile bu soğukluğu gidermek ve yeni yazıların önünü açmak istedim. Bilindiği üzere kadın basketbolunun Avrupa'daki 1 numaralı kupasının bu sezon ilk defa yapılacak şeklinde 8'li final organizasyonu İstanbul Abdi İpekçi Arena'da Galatasaray MP'nin ev sahipliğinde organize edilecek. Galatasaray'ın yanında Fenerbahçe de ülkemizin diğer temsilcisi olarak şampiyon olmaya çalışacak bu yarış içerisinde. Fotoğraftaki görüntü bir taraftarlık ibaresi olarak anlaşılmasın, kadın basketbolunda yakın zamanın ilk Avrupa kupası olarak Galatasaray'ın zaferini hatırladığımız için bu görüntüyü koydum. Fenerbahçe'nin de 2005'de bu kupada final oynadıktan sonra istisnasız şekilde bu sezona kadar 1. kupada çeyrek finalde elendiğini belirtmek gerekir. Umarız ki 1 Nisan 2012 itibariyle görüntüdeki gibi bir başarıyı ve mutluluğu iki takımımızdan bir tanesi şampiyon olarak, bir diğeri de finalde yer alan takım olarak yaşamış olur demek isterdik ama iki takımımız da statü gereği aynı grupta olduğu için en iyi ihtimal olarak 1.lik ve 3.lük mutluluklarını yaşayabileceğiz Türk basketbolu olarak.

Bu sezon Kaski'nin 2.kupayı finalde bırakmasından sonra bu haftaki organizasyon için de ekstra bir motivasyon gelmiştir diyebiliriz. Bu motivasyon hem 2.kupayı verdiğimiz Rus takımlarına karşı hem de temeli yazın oynanan Eurobasket Women'de (yine Rusya'ya kaybederek) elde ettiğimiz 2.lik ile atılan bu güzel sezonu bir Avrupa kupası ile taçlandırma amacı ile gerçekleşecektir umarız. Ancak ağır toplar olarak bu sezon da her sezonun mutlak favorisi olan Sparta&K ile birlikte yılların müzmin finalisti İspanyol Ros Casares'i unutmamak gerekir diye düşünüyorum. Neyse ki iki Türk takımını aynı gruba düşüren bu statü sonucunda bu iki takım da aynı gruba düştüler ve finalde oynayamayacaklar. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın da bu iki favoriye oranla nispeten daha zayıf iki ekiple aynı grupta olması da büyük avantaj sayılabilir. Tabi Abdi İpekçi'de olması beklenen muhtemel Galatasaray tribün desteğini de unutmamak gerekir. Bence bu taraftar tarafından bu sezon talihsiz olaylar sonucu bu organizasyonda yer alamayacak olan Alba Torrens ve Gülşah Gümüşay için de özel bir organizasyon yapılmalı.

Son olarak belirtirsek final gününde bileti hazır olan bir kişi olmam sebebiyle canlı canlı aynı gün içinde aynı sahada birçok Avrupa ve WNBA yıldızlarını parkede izlemek benim gibi basketbol açları için tam bir ziyafet olacak. Özellikle eski formunda olmasa da Lauren Jackson'u Stepanova karşısında bir kez daha izlemek ve eski dost Augustus'u taraftarların nasıl karşılayacağını görmek şimdiden insanı heyecanlandıran detaylar. Diğer günler içinse TV yayını olarak Lig TV ailesinin bütün maçları yayınlama kararı mükemmel bir hareket olmuş. Hele bir de Murat Murathanoğlu'nun sesini duyduk mu olay tamamdır zaten ama umarız Skyturk 360'daki maçları ilginç iç prensipler çerçevesinde onsuz izlemek zorunda kalmayız. Şimdiden 4 günlük basketbol ziyafeti eğlenceli, başarılı ve mümkünse bizler için Kupa'lı olsun.

2 Mart 2012 Cuma

Euolegue Top 16 - 6. Hafta 10 Hareket


3 takımla başladığımız TA Euroleague macerası dün akşam itibariyle Galatasaray'ın veda etmesi ile sona erdi. Aslında daha faza başarılarla dolu geçebilecek bir sezon daha Türk takımları için göreceli olarak başarısız geçti diyebiliriz. Öyle ki Final Four'un da İstanbul'da olduğu bir sezonda Efes ve Fenerbahçe için en azından bir çeyrek final bekliyorduk. Bu iki takıma adeta güç gösterircesine ortaya çıkan Galatasaray da gerçekten 'Son topa kadar' mücadelesini ortaya koydu ve bu sezonun bizler için en güzel hikayesi olmayı başardı. Hikayenin diğer tarafının ise biraz korku filmi senaryosunda olduğunu söylemeye de gerek yok sanırım. Yıllardır olduğu gibi bu sezon da 'Seneye İnşallah' diyerek rakip takımların oyunlarını izleyerek işin keyfini çıkartmaya devam edelim. İlk olarak Top 16'da son haftanın en iyi 10 hareketine bakmakta fayda var.

Not : İzlemeyenler için 7. ve 4. hareketler olan CSKA Moskova alley-ooplarında skor ve süreye dikkat etmenizi tavsiye ederim.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Biz Neler Gördük !


Dün akşam oynanan Anadolu Efes - Fenerbahçe Ülker Türkiye Kupası çeyrek finalinde iki 'oyunsuz' takımın (bakın başarısız, formsuz vb. demiyorum bu onlardan da öte) mücadelesinde kazanan daha az kötü ve en azından kazanma isteğine daha fazla sahip olan taraf Efes galip geldi. Maçın detaylarından pek fazla bahsetmeyeceğim ama Ufuk Sarıca'nın hafta sonu verdiği karardan vazgeçmeyip Vujacic'i kenarda oturtması önemli bir detaydı diyebiliriz. Ermal ve Kerem'in yokluğunda yabancı uzunlardan vazgeçme lüksü olmayan ve guard poziyonunda Lafayette'e takımı bağlamış görünen koç için pek de yapılacak bir seçim kalmamıştı aslında. Nitekim maçın yıldızı da Barac'ın ortalarda gözükmeyişi ile birlikte pota altında tek başına savaşarak bunun yanında şut kaçırmayan Batista oldu demek malumun ilanından öte değil ancak boyu resmiyette 2.07 yazsa da gerçekte 2.04 civarı olan bir oyuncunun savaşcılığı ve kalınlığıyla pota altında tek başına etkin olabilmesini tebrik etmek gerekir. Fenerbahçe uzunlarının savunma zaaflarını da atlamamak gerekir ama malum onlarda zaafsız bir bölge bulmak çok zor şu günlerde. 2007 yılında Efes'in içeride Maccabi'ye yenildiği maçta Efes'in pota altında Woods, Hutson gibi isimleri darmadağın ettiği zaman tanımıştım kendisini. Kalınlığının ve sağlamlığının avantajını kullanan oyuncunun NBA günlerinden kalan bu görüntü ise ne kadar 'dayanıklı' olduğunu bize gösteriyor. Malum Shaq'ın altından sadece başını ovuşturarak çıkmak herkesin yapabileceği bir meziyet değil !

6 Şubat 2012 Pazartesi

İnsan Olan Öne Çıksın !

                 

Kevin Love'nin yine iyi oynadığı 2 gün önceki Minessota - Houston maçında karşıma çıkan bu görüntü bir anda geçen seneki Euroleague şampiyonu Panathinaikos'un oyuncusu Batiste'nin yaptığı ve sezona damga vuran olaylardan biri olan vukuatı aklıma getirdi. Damga vuran dediysek olayın hiçbir cezai yaptırımı olmadığını ve sadece vicdanlardaki muhasebelerde kaldığını da belirtmek gerekir. Bu maçta olan olay da yine maç içinde cezasız kalmış. Ancak neyse ki NBA yönetimi ULEB kadar taraflı davranmayarak Love'a 2 maç ceza vermiş. Tamam iyi oyuncularsınız, birinizin kariyeri Avrupa'da başarıyla dolmuş, birinizinki çok yeni olmasına rağmen tamamen yukarı seyretmekte ve muhtemelen daha büyük başarılarla dolacak ancak şu hareketler maalesef onca başarının yanında hiç 'İnsanca' durmuyor. Batiste olayında zaten şüphe yok ama Love'nin olayı daha yeni olduğu için izlemeyenler olayda bilinçli bir gelişim var mı yok mu dikkatlice bir baksın. Şahsen bana ayak basmadan bir an önce Scola'ya bakıyor ve hareketine devam ediyor gibi geldi. Bu arada maçta Scola teknik faul almış ama özette göstermediği için olay öncesi veya sonrası bir gerilim mi yaşandı onu da bilemiyorum maalesef. Hatırlamayanlar için Batiste-Ozbolt olayı da aşağıda.

                
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...