30 Kasım 2011 Çarşamba

Ohio State Duke'u Dağıttı


NCAA'de sezonun en önemli maçlarından biri olarak görülen mücadele Value City Arena'da 18,809 kişinin önünde oynandı. NBA yıldızlarından Lebron James(kendisi de Ohio eyaletindendir) ve Dwyane Wade de maçı tribünden takip edenler arasındaydı. Ohio State maç boyunca rahat bir şekilde önde götürdüğü mücadelede sahadan 85-63 galip ayrılıp namağlup ünvanını sürdürürken üst üste 7.galibiyetini almış oldu. Duke ise 8.maçında ilk mağlubiyetini tattı. Ohio State adına en skorer isim takımın yıldızı ve ayrıca 2012 Nba Draft'ında ilk 5'te seçilmesi beklenen pota altı oyuncusu Jared Sullinger oldu. Maçı 21 sayı 8 ribaundla noktalayan Sullinger'a en büyük destek maçı 20 sayı 5 ribaund 4 asistle tamamlayan William Buford'dan geldi. Duke tarafında ise Boston Celtics koçu Doc Rivers'ın oğlu 1.sınıf öğrencisi Austin Rivers'ın 22 sayısı galibiyete yetmedi. İki iddialı takımın mücadelesinde maçın yakın geçmesini bekleyen taraftarlar ise hayal kırıklığına uğradı.

Euroleague-Top 10(week 6)



Euroleague'de 6.haftanın en iyi 10 hareketi karşınızda. Benim favorim ise Shved-Vorontsevich işbirliği oldu, bakalım beğenecek misiniz...

29 Kasım 2011 Salı

BBL 7.Hafta Panorama

Aliağa Petkim 80 - 92 Beşiktaş Milangaz

Sezona iyi başlangıç yapan İzmir temsilcisi ligin güçlü takımlarından Beşiktaş'ı konuk etti.Beşiktaş Milangaz alışıldığı gibi bu maçta da 90 sayının üstüne çıkarak galibiyeti alan taraf oldu bu maçta.Düşük 3 sayı yüzdesine rağmen Kemp'in 31 sayısı kuşkusuz galibiyette etkili oldu.
Kaybeden tarafta ise üç yabancıdan gelen 15'er sayılık katkı,galibiyete yetmedi.Bu maçın kuşkusuz koç Burak Bıyıktay için önemi daha büyüktü fakat Beşiktaş Milangaz'a karşı koyamadılar.Şimdi biraz daha zor Aliağa'nın işi.Fikstür gereği zorlu maçlar serisine başlayacaklar.
Son olarak Beşiktaş Milangaz için ligin yeni başladığını da söyleyebiliriz.Zira Ergin Ataman'ın lock-out için beklenmedik bir gelime olduğu ve D-Will'in gidişinden sonra herhangi bir B planı olmadığı yönündeki görüşleri işlerinin zor olacağını gösteriyor diyebiliriz.

Anadolu Efes 79 - 74 Pınar Karşıyaka

Başından sonuna kadar büyük mücadele içinde geçen maçta Anadolu Efes lige istediği başlangıcı yapamayan Karşıyaka'yı yenerek namağlup ünvani sürdürdü ve yoluna devam etti.Ligde onlar için her şey istedikleri gibi gidiyor.Kinsey'nin sakatlanması ligde pek etkilemiş gibi görünmüyor lacivert beyazlıları.Her ne kadar zorlanmış olsalar da skor dağılımı Efes'in tek bir oyuncuya bağlı kalmadığını gösteriyor.Bence bu da işlerin BBL için yolunda gittiğine bir kanıt.
Her ne kadar 2-5 gibi bir istatistiğe sahip olsalar da oynadığı takımlara baktığımızda geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi Karşıyaka için geleceğin kötü olduğunu söyleyemeyiz.Geçen sene play-off oynayan 4 takıma ek olarak bu sene kadrosunu oldukça güçlendiren Türk Telekom'a karşı kazanamadılar.Her ne kadar bu istatistik beklenmiyor olsa da ben durumun Kaf-Kaf için karanlık olduğu kanısında olmayanlardanım.

Banvit 77 - 75 Antalya BŞB
Sadece üç yabancı oyuncusunun skor olarak çift haneli sayılara ulaştığı Banvit zor da olsa son saniye basketiyle kazandı evinde.Serkan Erdoğan ve kadroda olmasına rağmen süre almayan Kenan Bajramovic bu maçta da katkı veremediler.Cezası sonra eren Cemal Nalga ise ilk kez bu maçta sahadaydı.
Antalya'da ise koç değişikliği cevap vermeye başlamış gibi duruyor.Son ana kadar getirseler de bu maçı da kazanamadılar.İstatistiklere baktığımızda ise ilk göze çarpan 40 dakikada 24 sayı atan Anthony Fisher ve 37 dakikada 19 sayı atan Kedrick Brown'ın performansları göze çarpıyor.

Hacettepe Üniversitesi 73 - 67 Tofaş

Evinde bu sezonun ilk galibiyetini alan Hacettepe Üniversitesi böylece ligde ikinci galibiyetine ulaşmış oldu ve düşme potasında iki maçlık bir krediye sahip oldular.İstatistiklere baktığımızda neredeyse bütün sayılarını yabancılardan almış olan Ankara temsilcisinin bu performansı ligimizde yine yabancılarına bel bağlamış takımlardan biri konumunda.Zira iki sene önceki Darüşşafaka da üç yabancısından aldığı katkılara rağmen küme düşmekten kurtulamamıştı.Hacettepe ise yabancıların performansıyla ikinci galibiyetini aldı ve bir nebze olsun rahatladı.
Tofaş cephesinde ise beklenmedik mağlubiyetin nedeni bence 3. çeyrekte sadece 6 sayı atabilmiş olmaları.Ruzic'in oynamadığı maçta iyi başlayan fakat üstünlüğünü koruyamayan Bursa temsilcisi yüksek asist rakamına bu maçta da ulaşabilmesine rağmen üçüncü çeyrekteki 6 sayısıyla maçı kazanamayan taraf oldu.

Olin Edirne 81 - 60 Bandırma Kırmızı

Geçen hafta Antalya deplasmanında kazanan Edirne temsilcisi bu hafta da Bandırma Kırmızı'yı yenerek üst üste ikinci galibiyetini aldı ve ayrıca evinde de ilk kez kazandı.Aslında maçı ilk yarıda Bandırma Kırmızı'yı 20 sayıda tutarak daha ilk yarıda maçı kazanan Edirne temsilcisi rakibinin bir ara farkı 12 sayıya kadar indirmesine rağmen önlemini aldı ve yanına yaklaştırmayarak maçı farklı kazanan taraf oldu.Yoğun maç temposunun yorgunluğu dolayısıyla %50 serbest atış yüzdesine sahip Olin'de bu yüzdenin Euro Challange Cup maçları sonrası tekrar düzeleceği kanısındayım.
Bandırma Kırmızı ise bu hafta da galibiyetle tanışamadı ve Antalya BŞB ile ligin dibine demir attı.Tamamı genç oyunculardan kurulu Bandırma ekibi 8 sayı bulduğu ikinci çeyrekten itibaren teslim olmak zorunda kaldı.3. çeyrekte çabalasalar da bu hafta da ilk galibiyetlerine ulaşamadılar.Yeni transfer Paul Miller ise henüz ilk maçında 15 sayıyla öne çıkan isim oldu Bandırma Kırmızı'da.

Erdemir 92 - 73 Türk Telekom

Geçen haftaki Beşiktaş Milangaz galibiyetinin tesadüf olmadığını gösterdi bu sonuçla Erdemir.Telekom'u sadece 73 sayıda tuttular ve bu sene play-off ' un güçlü adaylarından olduklarını tekrar gösterdiler.Soner Şentürk'ün 24 sayısı da ev sahibi takım istatistiklerinde göze çarpan istatistiklerden.Maçın başından beri üstün bir oyun sergileyen Ereğli temsilcisi seriye devam etti ve 5. galibiyetini de kazanmış oldu.
Türk Telekom'da ise 2/16 lık üçlük yüzdesi ve Kambala-Jasaitis ikilisinin toplamda 10 sayıya ulaşmış olması aslında mağlubiyetin nedeni gibi görünüyor.Zira bu kadar düşük üçlük yüzdesi ile yüksek sayılarda skor atan takımın kazanması beklenemez.Oyunun tamamında oyunda olan Darius Washington'ın ise 21 sayısı galibiyete yetmedi.

Mersin BŞB. 81- 83 Fenerbahçe Ülker

Maçın başından kontrolü ele geçiren Fenerbahçe Ülker Kaya Peker ve Gasper Vidmar'ın sakatlanmasıyla da son periyotta kontrolü elinde tutamadı ve ev sahibi takım maça ortak oldu.Aslında bu sezen çok maçta Fenerbahçe'nin yaşadığı sıkıntı oldu bu durum.Bir anda hücumda sıkıntı yaşayan Fenerbahçe,savunmada da durduramayınca Mersin'i oyun son topa kaldı.Sezona formsuz başlayan Ukic ise son sözü söyledi ve Fenerbahçe'ye galibiyeti getirdi.Kuşkusuz son sözü Ukic'in söylemesi galibiyet açısından değil Ukic'in moral bulması açısından önemli oldu bence.
Mersin BŞB. 'de ise göze ilk çarpan hiç kuşkusuz Anthony Grundy'nin 36 sayılık performansı oldu.Bir anda maça ortak etti Grundy takımını son çeyrekte fakat son bölümde yapılan sportmenlik dışı faul bu performansın galibiyete yetmesine izin vermedi.Bir de toplam ribaundu 22 olan Mersin'in Fenerbahçe'ye 19 hücum ribaundu vermiş olması da ev sahibi takım adına mağlubiyetin en önemli nedeni gibi duruyor.

Galatasaray Medical Park 87 - 67 Trabzonspor

Henüz ilk yarı sonunda 21 sayılık farkı yakalayan Galatasaray aslında burada maçın bittiği sinyalini verdi.Herhalde bu 21 sayılık farkın verdiği rehavetten olsa gerek 3. çeyrekte biraz ağırlığı kaybetmiş olsa da maçı kazanmasını bildi Galatasaray Medical Park.Beş oyuncusunun çift haneli skor ürettiği Galatasaray 'da Caner topaloğlu hiç süre almadı.Zorlu Unics Kazan deplasmanı öncesi bu galibiyetle pek de fazla çaba sarf etmesine gerek kalmadan maçı kazanan taraf oldu sarı-kırmızılılar.
Trabzonspor cephesinde ise maçın en skorer oyuncusu olan Jonathan Gibson'ın 22 sayılık katkısı göze çarpıyor.Yeni transferlerden Salyers'ın ise hiç sayı üretememesi göze çarpan bir başka istatistik Trabzonspor'da.

Uzak Diyarlarda..

Özellikle yaz döneminde EA7 Milano'nun transfer gündemindeydi Wilson Chandler.Hatta bir ara bu transferin gerçekleştiği söylense de o tercihini Çin Basketbol Ligi'nden yana (CBA) kullandı.Oysa ki geçen son iki sezonda sürekli yukarı giden bir form grafiği vardı ve daha büyük bir takıma gitmesi dahi konuşuluyordu.Onunla birlikte Kenyon Martin,JR Smith,Aaron Brooks gibi isimler radikal kararla lokavtlık anlaşmaların yönetim tarafından yasaklandığı Çin'e doğru yola çıktılar.Son haberler ışığında yine gündeme gelen bu oyuncuların oynasalar da oynamasalar da CBA sezon bitimi olan Mart ayından önce NBA'e dönmeleri zor gözüküyor.Kimbilir belki de Derek Fisher ve ekibinin bu kadar çabuk pes edeceğini tahmin edememişlerdir.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Bizimkilere Ne Olacak ?

NBA'de lokavt sürecinin sonuna gelinirken bazı oyuncular bavullarını toplamaya başladı, bazıları ise resmi çağrı gelmeden maçlara çıkmaya devam edeceklerini duyurdular.Bu süreçte lokavt piyasasından oyuncuları kadrolarında bulunduran Türk takımları için kadrolar nasıl etkilenecek isterseniz bir bakalım:

-Beşiktaş Milangaz

Lokavt döneminde Avrupa'ya gelen NBA oyuncularından en büyük sükseyi yaparak en başarılısını kadrosuna katan Beşiktaş Milangaz'ın durumu haliyle çok karışık.Bütün yaz dönemini Deron Williams haberleriyle dolduran ve kadrosundaki Ogilvy,Chatman,Serkan Erdoğan gibi oyuncuları kaybeden takımda başantrenör Ergin Ataman ve ekibinin kumarı başarıyla devam ederken süpriz bir şekilde son bulmuş gözüküyor.Lokavtın bitimiyle geri dönecek oyuncular D-Will ve Semih Erden dışındaki kadronun şu anda BBL için de pek yeterli olmadığını görüyoruz.Sezon başında Pivot mevkiine alınması planlanan Petravicius'un sakatlığıyla bu transferden vazgeçilmesi ile şu anda takımda Pivot mevkiinde oynayacak Ersin Dağlı ve Adem Ören bulunmakta.Power Forward pozisyonunda Zoran Erceg başarılı olarak gözüküyor ve arkasında Barış Hersek var.Ergin Ataman son açıklamasında Pivot arayışlarına Avrupa pazarında başladıklarını ve Avrupa kariyerli olan yerli veya yabancı bir uzun almak istediklerini belirtti.3 Numarada sezonun belki de diğer yıldızı Marcelus Kemp oynamakta fakat onun da asıl pozisyonunun 2 olduğunu söylemek gerekir.Burada kaptan David Hawkins'in dakikaları artacaktır ve takımın gerçek liderliğine soyunacaktır diye düşünmekteyim.Yine Ergin Ataman'ın D-Will'in oynadığı tarzda 1-2 oynayabilen bir combo-guard arayışında olduklarını söylemesi üzerine böyle bir transferde Kemp'in 3 numarada sabitleneceğini tahmin ediyorum.Zira 1 numarada Can Akın-Mehmet Yağmur ikilisi zaten böyle bir durum için hazır tutulmaktaydı.Belki de bir sevindirci nokta olarak bu dönemde pek ortada gözükmeyen Serhat Çetin'in artık oynamaya başlaması görülebilir.Yarınki Leiden maçında fazla süre alması muhtemel kadroya bakacak olursak:

C -Ersin Dağlı-Adem Ören
PF-Zoran Erceg-Barış Hersek
SF-Marcelus Kemp
SG-Dawid Hawkins-Serhat Çetin
PG-Can Akın-Mehmet Yağmur

Bu kadroda zaten sezon başından beri 30+ dk.süre almaya alışmış Can-Kemp-Erceg üçlüsüne Ersin ve Hawkins'in de katılacağını söylemek yanlış olmaz.Şu tabloya bakılırsa acil ihtiyacın Guarddan ziyade bir Pivot olduğunu da eklemek gerekir.

-Türk Telekom

Sezona büyük bir transfer hamlesiyle başlayan ve Kambala-Wright(Karadeniz)-Jasaitis-Muratcan-Washington ilk beşini bir araya getiren Telekom bunlara ek olarak lokavt dönemi süresince anlaştığı Mehmet Okur'u eklemişti.Mehmet de ilk maçlar mental olarak pek hazır olmasa da sakatlığının etkilerinden kurtuldukça kafa olarak da takıma uyum sağladı ve bu sınırlı dönemde iyi katkı verdi.Aslında bu transferin TT'den fazla Memo'ya yaradığını söylemek gerekir.Çünkü geçen sezonu tamamen boş geçmesine sebep olan sakatlığından kurtularak NBA kampına ısınmış ve hazır şekilde gitme fırsatını buldu.Memo'nun gidişiyle sezon zirvesini FB maçında yapan Kambala'ya daha çok iş düşecek.Bir diğer pota altı yıldızı Ali Karadeniz hakkında pek söylenecek birşey yok zaten çünkü kendisi kendine has "soft-touch" oyunuyla her maç 20 sayısını bulabiliyor.İlk 5'ine karşılık Bekir ve Nedim Yücel dışında tecrübeli bir bench katkısı alamayan Telekom için yeni dönemde bir pota altı transferi görebiliriz.Eğer bu gerçekleşmezse ortaya çıkacak durum tecrübeli oyuncuların sürelerinin artması olacaktır ve hızlı basketbol oynayan takım için sıkıntı yaratabilir.Buna bağlı olarak da D-Wash'ın arkasındaki Uğur Öğüt başta olmak üzere Kaan Özay ve Gökhan Karabıyık gibi genç oyuncular için bu sezon çok büyük bir şans olabilir. 

-Fenerbahçe Ülker

Zaten sezon başında takım kurulurken bizzat koçun ağzından söylenen lokavt oyuncularıyla ilgilenmeme durumu gelişmeler üzerine FB için de bir arayış ihtiyacına evrildi.Ancak FB akıllıca bir hamle ile sadece geçici bir transfer yapmaya karar vererek Thabo Sefolosha ile 3 aylığına anlaştı.Bu transferin de yaklaşık 1 ay sonra sahalara dönecek olan Marko Tomas'ın yerine oldğu söylendi.İlk bakışta çok akıllıca gözüken hamleyi ilginç şekilde Sefolosha'nın gelir gelmez takıma uyumu ve inanılmaz ekstra katkısı bozdu diyebiliriz.zira böylesine bir katkıyı yöneticiler bile beklemiyorlardı.Savunmasıyla öne çıkan Sefolosha EL'de yaklaşık 12 sayı 6 rebound 2,5 top çalma ile oynadı ve Marko Tomas'ın dönüşünde verebileceği katkıyı fazlasıyla vermiş oldu.Thabo'nun gidişi sağlıklı bir Tomas'ın dönüşüyle maddi olarak dengelenebilir ancak bu gidişin psikolojik bir etkisi olacağı da kesin gibi gözüküyor.

-Anadolu Efes

Sezon başında Ersan İlyasova ile anlaşan Efes'te halen en büyük umut Ersan'ın son yılı kalan kontratını feshettirerek sezonun geri kalanını da Efes'te geçirmesi.Hücumda ve savunmada verdiği büyük katkı ile birlikte kendisinin de sezonu burada geçirmek istediğini söylemesi sonucu bu durum önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.Kulübüyle anlaşamaz ve ABD'ye geri dönmek zorunda kalırsa ise Efes'in 4 numarada ve takım sertliği konusunda eksiklik yaşayacağı muhakkak.Bu pozisyonun gerçek sahibi Kerem Gönlüm'ün de dönüşünün Şubat'ı bulacak olması ve ilerleyen yaşı ile birlikte BBL için de bir Türk oyuncunun rotasyondan eksilmesi bu kulvarda da Efes'i sıkıntıya sokacaktır.Bu cephedeki durumu açıkcası zaman gösterecek.

-Galatasaray Medical Park

Takımdaki eksik olan tek bölge'ye Zaza Pachulia takviyesini yapan GS'de tam Zaza takıma alıştı ve verim vermeye başladı derken lokavtın bitişi talihsiz bir durum oldu açıkcası.Özellikle son Prokom maçında zaferin mimarlarından olan ve seyirci ile de özel bir bağ kuran Zaza resmi bir çağrı gelmeden gitmeyeceğini açıklasa da önümüzdeki Uniks Kazan maçı bu formayla bu sezonki son maçı gibi gözüküyor.Takımdaki eksik parçanın tekrar gidişiyle yine Furkan'ı 5'de kullancak olan Oktay Mahmuti bu noktaya Zaza'sız geldiklerini söyleyerek yeni transfer yerine Tofaş'a kiralık giden Sertaç Şanlı'yı geri çağırdıklarını belirtti.Top 16 hedefine büyük olçüde yaklaşan takımda bu gidişi eksi olarak değil de eldeki artının silinmesi olarak görebiliriz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...