29 Mart 2017 Çarşamba

En Kritik Virajda...

Turkish Airlines Euroleague'de son 2 maça girilirken artık playoff potası da şekillenmeye ve son halini almaya başladı. Sezonun en kritik dönemine girilirken vitesini artıran takımlardan bir tanesi de ne mutlu ki temsilcimiz Anadolu Efes oldu. Öyle ki sezonun 20. haftasında playoff potasından da uzaklaşmaya başlayan ve daha ötesinde kalp kırıcı mağlubiyetlerle (Panathinaikos ve Barcelona deplasmanları) moral anlamında çöken takımın kalan 8 maçta aldığı 7 galibiyet yeniden ayağa kalkışı ve playoffu sondan 3.maçta garantilemeyi sağladı.
Ligin ikinci yarısında belirgin bir fikstür avantajı olduğunu bilmemize rağmen yıllardır en büyük sorunu istikrar olan bir takımın kağıt üzerindeki avantajı sahaya dökmesi de sevindirici oldu. Bu sebeple 25. haftadaki kalp kırıcı Bamberg mağlubiyeti de bu istikrarı biraz olsun gölgeleyen ancak hedeften sapmaya sebep olmayan bir yol kazası olarak görülebilir. Özellikle son haftalarda düşük performans sergileyen diğer temsilcimiz Fenerbahçe karşısında alınan galibiyet Efes'in Euroleague sahnesinde rakibine karşı aldığı ilk galibiyet oldu hem de girdiği zorlu virajın belki de son metrelerinde müthiş bir manevra ile sağ salim çıkmasını sağladı. Umarız muhtemelen 6 veya 7. sıralardan girilecek playoff sürecinde de bu yakalanan güzel hava devam eder.
 
Son haftalarda umut veren performansa dair kısa birkaç not düşecek olursak aşağıdaki maddeleri yazabiliriz:
- Alex Kirkin gelişi ile pota altında 2.nitelikli bir pivot opsiyonunun oluşması ve Dunston'ın enerjisinin tasarrufu.
- Cotton'a göre daha kalıplı ve güçlü olan Brandon Paul'un beklenen seviyede performans vermesi.
- Kritik maçlarda Doğuş Balbay'ın nitelikli süre alarak yeteneğine uygun şekilde kullanılması ve hedeflenen gizli avantajı ortaya çıkarması.
- Thomas Heurtel'in benchten belirli sürelerde gelerek gerektiği yerde skor katkısı vermesi ve oyunu zorlamak yerine tersine sıkışıklığı açan bir x faktör olarak kullanılması. 
 


9 Aralık 2016 Cuma

Derrick Brown Devrimi!

Derrick Brown geçen sezon yaşanan görece başarısızlık sonrasında takımdan ayrılan oyuncular arasında olmaması biraz da şaşırtan bir oyuncuydu; çünkü geçtiğimiz sezon başında takıma katılırkenki beklenti ile sezon sonunda ortaya konan performans arasında fark olduğunu rahatça söyleyebilirdik. Takımın bir anlamda hücum liderliğini yapması beklenirken çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü sahaya ağırlığını koyduğunu göremedik (bunda sebebin kendi performansı mı yoksa geçen sezon bizleri çok kez dumura uğratan coaching seçimleri mi olduğu tartışılır).
 
Sezon başı Perasovic'in gelişiyle daha rahat ve hücuma yönelik oynayacağı az çok belli olan ve kadrosunda bu plana göre oyuncular bulunduran Anadolu Efes'te Brown da haliyle aradığı ortamı bulacaktır diye düşünüyorduk. Skor ve oyun hakimiyeti potansiyelini önceden de bildiğimiz oyuncunun maç içinde rahat hareket imkanı buldukça Efes dönemi içinde yaşamaya başladığı devrime de tanık olmaya nihayet başladık. Özellikle son iki haftadaki Kızılyıldız ve Maccabi maçlarında yaklaşık 1 buçuk yıldır beklediğimiz Brown'ı sahada görüyoruz. Turkish Airlines Euroleague 10.haftanın da MVP'si olan Brown böyle giderse geçen sezon kendisine yöneltilen eleştirilerin hepsini üzerinden atarak malum kişiye (bkz.Ivkovic) bırakacak gibi!
 
 


9 Ağustos 2016 Salı

USA Women Dream Team Rio 2016 1/2

Rio 2016 Olimpiyat Oyunları'nda her zamanki gibi altın madalyanın en büyük favorisi ve dün akşam diğer madalya favorisi İspanya'ya 40 sayı fark atan Amerika Birleşik Devletleri Kadın Basketbol Takımı'nın yine büyük bir çoğunluğunu bir dönem ayrı ayrı ya da beraber Galatasaray ve Fenerbahçe forması giymiş oyuncular oluşturuyor. Toplam sayı olarak Galatasaray forması giyen oyuncu daha fazla olduğu için rüya takımın tam olarak yarısına tekabül eden (6 oyuncu) WNBA yıldızlarına bir de sarı-kırmızı formalar ile bakalım dedik. İlginç bir bilgi de Galatasaray'ın en büyük başarıyı yakaladığı 2014 Kadınlar Euroleague şampiyonluğunda bu oyunculardan hiçbirinin kadroda bulunmaması.

8 Nisan 2016 Cuma

Cehennemden Kaçış!

2015-16 Turkish Airlines Euroleague Top 16 macerası bu akşam oynanan maçlarla sona eriyor. Top 16 grupları ilk belli olduğunda dikkatleri üzerine toplayan ve hemen her hafta inanılmaz heyecan seviyesine sahip olan maçların ardından finali de F grubuyla yapmamız kimseyi de şaşırtmadı tabi ki. İlk 4 sıra için CSKA, Barcelona, Olympiakos, Real Madrid, Khimki derken potaya Laboral ve Bamberg'in de girmesiyle son tahlilde 4 adet 7 galibiyetli takımdan (Olympiakos'un CSKA'yı yeneceğini varsayarak) sadece 1 tanesi çeyrek final biletine kavuşabildi ve bu takım Real Madrid oldu. Peki bu nasıl oldu? Plansız ancak planlansa bile zor gerçekleşecek bir galibiyet-mağlubiyet dengesiyle...  

İlk turda Fenerbahçe'nin dominasyonuyla geçen grupta sezon başından beri sıkıntı yaşayan son şampiyon Real Madrid'in grupta sondan bir önceki maçta Fenerbahçe'yi yenmesi, grubu ilk 4'te tamamlayabilmesi için tek şansıydı ve bunu gerçekleştirmesi biraz da formda Fenerbahçe'nin maça gereken motivasyonu göstermemesine borçluydu. Top 16 başlangıcında da sezonun süprizi sayılan Bamberg'i evinde son saniyelerde geçtiler. 14 maçın sonunda ise baktığımızda Real'in:
     -  Grubu ilk üç sırada tamamlayan CSKA, Laboral ve Barcelona'ya iki maçta da yenildiğini;
     -  Grubu aynı galibiyet sayısında tamamladığı Khimki ve Bamberg'i iki maçta da yendiğini görüyoruz. İlk turda iki maçta da yenildiği Khimki'nin ve evinde harikalar yaratan Bamberg'in evlerinde aldıkları tek mağlubiyetler de bunlar! 

Tabi ki bugün Bamberg ve Olympiakos deplasmanda Zalgiris'i yenmiş olsalar farklı şeyler konuşabilirdik ancak bu grupta bu cümleyi üzerine kurabileceğimiz öyle çok an var ki o topa girmemek ve olanlar üzerinden konuşmak en mantıklısı gibi gözüküyor. :) Ne diyelim, umarız ki çeyrek final serisinde Fenerbahçe'nin neden ilk turda Real'in fişini çekmediğini düşünüp hayıflanmayız.  




29 Aralık 2015 Salı

Regular Season Kazanımı:


Turkish Airlines Euroleague'de normal sezonun sonuna geldiğimizde hem mevcut yerel takımlarımız için hem de genel basketbol değerleri anlamında birçok yorum yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Biz de bu kaliteli yorumları dinleyen ve kendi yorumlarını katan ilgililer olarak 3 takımımızın Top16'da yoluna devam etmesini ve özellikle Fenerbahçe'nin performansını (Real Madrid'i deplasmanda yenerek fişini çekseydi daha iyi olacaktı ama) teknik anlamda olumlu haberler olarak tekrar edebiliriz. Ancak bunlara ek olarak normal sezon 10. haftasında gerçekleşen ve önemli bir karar alınmasına sebep olan olayı Avrupa basketbolu adına normal sezonun en önemli kazanımı olarak göstersek çok yanlış olmaz.

Çoğumuzun izlediği veya haberdar olduğu şekilde İstanbul Wolkswagen Arena'da oynanan Darüşşafaka Doğuş - Maccabi FOX Tel Aviv maçında gruptan çıkabilmek adına 11 sayı fark yakalaması gereken Maccabi maçın son 2 dakikasından itibaren normal sürede bu farkı yakalayamayacağını anladıktan sonra oyunu berabere halde uzatmaya taşımaya ve gerekli farkı orada yakalamaya çalıştı. Bunun için de üstüste eritilen 24 saniyeler, bilerek kaçırılan serbest atışlar izledik. İşi daha ilginç hale getiren durum da Maccabi'nin tuzağına düşmekten kurtulmak için adeta seken bir ceylan edasındaki Daçkalıların 1 sayı öne geçtikten sonra serbest atışları kaçırmaları ancak son topta biraz da kafa karışıklığıyla gereksiz sertlikte savunma yapmaları oldu. Sonuç olarak basketbol oyun kuralları içinde olan bu taktiksel savaşta Darüşşafaka galip geldi ve maç uzatmaya gitmeden sonuçlandı ancak daha önceden de örneklerini yakından gördüğümüz bu ilginç kuralın değişmesi veya düzeltimesi için yeni bir gündem ortaya çıktı.

Özellikle yakın tarihte 2011-12 Top 16 grubunda Fenerbahçe Ülker - Unics Kazan maçında bu durumun aynısı yaşanmış ve son topta maçı uzatmaya götüren Fenerbahçe Ülker uzatmada gereken farkı yakalamayı başarmıştı. Ancak faydasından bağımsız olarak mantıksal açıdan baktığımızda daha önceden 40 dakika üzerinden oynanmış bir maç sonucuyla 40 dakikanın üzerinde bir sürede (uzatma sayısına göre) oynanan maçın skorlarını karşılaştırarak averaj hesabı yapmak pek de doğru bir işmiş gibi gözükmüyor. Bunun üzerine Euroleague yönetimi öncelikle topu her zamanki gibi FIBA'ya atarak "biz bunu daha öncesinde demiştik ama dikkate alınmadı" gibisinden bir açıklamayı da içine eklemiş bir şekilde bu kuralın önümüzdeki sezondan itibaren uygulanmaması için gerekli işlemlerin yapılacağını yukarıdaki deklerasyonla duyurmuş oldu. Bakalım bu sezon bitmeden bu kuralın sebep olduğu bir taktik savaşına şahit olacak mıyız? 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...