Benzer bir gösteri maçında yaratıcılığın sınırlarını zorlayan Rondo bu sefer Rudy Gay'e harika bir assist yapıyor.
25 Kasım 2011 Cuma
Biri Pas mı Dedi ?
NBA'de lokavt olması sebebiyle yardım maçında forma giyen Boston Celtics'in oyun kurucusu Rajon Rondo verdiği bu pasla ne kadar özel bir yetenek olduğunu gösterdi. Gerçi profesyonel bir maçta böyle bir harekete cesaret edebilir mi? Rondo bu her şey beklenir.
Lamar Odom Beşiktaş Milangaz'da
NBA'de Los Angeles Lakers formasıyla aşina olduğumuz Lamar Odom ile Beşiktaş Milangaz lokavt bitene kadar antlaşma sağladı. Özellikle Semih Erden'in sakatlığı üzerine pota altına takviye yapmak isteyen siyah-beyazlı ekip Kevin Love ve Brook Lopez'den red cevabı aldıktan sonra Odom ile el sıkıştı. Bildiğimiz gibi Nba'e ilk geldiği zaman 3 numara pozisyonunda oynayan Odom zamanla 4 numara olarak kullanılmaya başlandı. Hatta ülkemizde oynanan 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda şampiyon olan ABD takımında çoğu zaman pivot pozisyonunda oynatılan tecrübeli oyuncu bence Beşiktaş'a oldukça faydalı olacaktır. Odom'un en büyük özelliğinin uzun oyuncularda pek fazla bulunmayan çok yönlülük (Lakers'da Fisher'ın kenarda olduğu dakikalarda zaman zaman topu Odom'un getirdiğini söylersek hangi boyutta olduğu anlaşılabilir) olduğu söylenebilir. Özellikle ribaundlarda etkili(kariyer ort. 8.9), içeriden dışarıdan skor üretebilen(kariyer ort. 14.6), pas yeteneği(kariyer ort. 4!!) bir uzun için muazzam olan ve dribbling kabiliyeti de-kariyerine 3 numara olarak başladığını tekrar hatırlatalım- oldukça iyi olan Odom ayrıca 2011'in En İyi Altıncı Adamı seçilmiş ve 2 kez NBA şampiyonluğu yaşamış bir isim. Özellikle dış şutunun ve pas yeteneğinin iyi olmasının -D-Will faktörüyle beraber- Beşiktaş hücumuna çok boyutluluk getireceğini söylemek mümkün. Son olarak görmüş geçirmiş bir oyuncu olması, egosunun düşüklüğü ve oyun stilinin Avrupa basketboluna yatkınlığı da büyük avantaj sağlayacaktır. Kısaca bu transferin Beşiktaş Milangaz'ı şampiyonluğun en büyük ortaklarından yaptığını da belirtmek gerek diye düşünüyorum.
Etiketler:
Beko Basketbol Ligi,
beşiktaş milangaz,
Lakers,
nba,
odom
24 Kasım 2011 Perşembe
Anadolu Efes :67 - 58: Partizan (Nefes Aldıran Galibiyet)
Gerçekten çok kritik bir maçtı dün akşam oynanan.Öyle ki üstüste gelen yenilgilerden sonra özellikle iç sahada ekstra bir yenilgiye tahammülü kalmamıştı Anadolu Efes'in.Aksi bir sonuç büyük paralar harcanıp Final Four parolasıyla sezona başlayan bir takım için Top 16 dışında kalmaya giden yolun girişi olabilirdi.Ve bu da felaket anlamına gelebilirdi.Ne var ki bu grupta EA7 Milano'nun da bu tehlikeyi hatta daha da yakından hissettiğini söyleyebiliriz.
İşte bu duygular eşliğinde gelindi maça.Dışarıdan bakıldığında maçın sertliği de anlaşılıyordu.Son 3 maçını kazanan formda Partizan, karşısında son 2 maçını kaybeden ve soru işaretlerini üzerine çekmeye başlayan Efes.Gerçi haftasonu lig maçında alınan yenilgi Partizan'ın serisini sonlandırsa da İstanbul'a kazanmaya gelmişlerdi.Sinan Erdem'i dolduran yaklaşık 12 bin taraftar da sabırsızlıkla "Şu takım bir oynasın artık !" tarzında bir beklenti içindeydi.
Taraftara istediğini vermeye en yakın oyuncu olan Kinsey'in yine olmaması da takımda soru işaretleri yaratmıyor değildi ama Efes oyuna çok akıllı bir şekilde başladı.Öncelikle en büyük yıldızları pota altında olan Partizan'a karşı boyalı alan savunmasının muazzam dereceye çıkması (burada Ermal ve Ersan'a özel dikkat çekmeli) Pekovic ve Radulija'ya berbat bir akşam yaşattı.Diğer bir yıldız Macvan ise sadece dışarıdan attığı şutlarla etkili olmaya çalıştı.Kısa rotasyonu zaten kısıtlı olan Partizan'da şut yüzdesinin içeriden farklı olmaması (2sayı %40,3sayı %25) koç Jovanovic'in adeta elini kolunu bağladı.Öyle ki 2.periyodun son 5, 3.periyodun ise ilk 7 dakikası boyunca basket şansı bulamayan bir Partizan çıktı karşımıza.Savunmada neredeyse tüm oyuncuların muazzam mücadele ortaya koyması Efes'e 8 top çalma (4'ü Cenk'e ait) ve dolaylı olarak Partizan'a toplam 14 top kaybı olarak geri döndü.
Burada Cenk Akyol'a yine ayrı bir yer açmak istiyorum.Özellikle Kinsey'in yokluğunda bulduğu şansı çok iyi değerlendirmeye devam ediyor.Hücumda akıllı şut tercihlerinin yanısıra savunmadaki mücadelesi ve azmi onu çok özlediğimiz haliyle ortaya çıkarıyor.Dün yaptığı 4 top çalma ve Pekovic'e yaptığı inanılmaz blok da sadece istatistiklere yansıyanlar.Diğer oyuncuların hakını yememek gerekir ama Cenk'in bu durumu gerçekten sevindirici.
Açıkcası savunmanın gücü ile gelen galibiyet olması ile hücumu sona bıraktım.Dün İlievski ve Doğuş haricinde herkesten katkı aldı Efes.Vujacic akıllı oynadığında ve oynatıldığında ne kadar yararlı olduğunu gösterdi.Savanovic ise hala iyi beslenememekle birlikte ekmeğini taştan çıkarmaya devam ediyor.Son periyotta Partizan'ın yaklaştığı anlarda maçı tekrardan rahatlatan yine o oldu.3 uzunumuz ise savunmada olduğu gibi hücumda da iyi paylaşım yaparak birbirlerini tamamladılar.Ancak şunu söylemek gerekir ki halen hücum portföyü güçlü takımlara karşı geri adım atmayacak hücum potansiyelinin açığa çıktığını söylemek zor gözüküyor.Efes için özellikle gruptaki hedef maç haline gelen Real Madrid maçında Maccabi maçı benzeri bir durum yaşamamak için hücumda çeşitliliğin sağlanması adına birkaç çalışma daha gerekiyor gibi.
Son olarak kaptan'ı da omuzlarındaki bu ağır yüke rağmen son enerjisine kadar hücumda takımı çok güzel yönetmesi ve dün akşamki 8 asistiyle birlikte EL kariyerinde 400 asist barajını geçmesinden dolayı tebrik ediyorum.Umarım haftaya bir Charleroi kazası daha yaşanmaz, çünkü bu sefer faturası daha ağır olabilir.Bu maçla beraber Avrupa'da resmi açılışını yapan "bıyık uğuru"nun da devamını diliyoruz.
Etiketler:
Anadolu Efes,
Euroleague,
Kerem Tunçeri,
Partizan
23 Kasım 2011 Çarşamba
Fazla söz yazmaya gerek yok ! (mu acaba?)
Aslında burada "Kral Deron Williams","Kartal Şahane" gibi başlıklarla bezeli bir methiye yazmak en kolayı.Ancak maçı izleyenlere söylemeye gerek olmamakla beraber,bu olayı maç sonrası öğrenen arkadaşlara tavsiyem videoyu ikinci izlediklerinde sol alttaki skorları da takip etmeleri.Goettingen gibi bir takıma karşı Beşiktaş'ın maçı D-Will'in üst düzey performansı ile 39.dakikadan sonra koparabilmesi pek de ilerisi için umut verici gözükmüyor gibi.Ama olsun Deron bu gibi durumları kurtarmak için gelmedi mi zaten (!)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
