21 Kasım 2011 Pazartesi

MERHABA

Sitedeki ilk yazım olması dolayısıyla bu başlığı seçmiş bulunmaktayım.İlk yazımda yapacağım herhangi bir hata şimdiden affola.

Beko Basketbol Ligi 6.Hafta Değerlendirmesi

-Pınar Karşıyaka 75-77 Fenerbahçe Ülker

Haftanın Maçı olarak değerlendirebileceğimiz maçta gülen taraf sarı-lacivertliler oldu.Beşiktaş Milangaz ve Türk Telekom mağlubiyetlerinin ardından hafta arasındaki Cantu ve bu haftaki Karşıyaka galibiyetleri Fenerbahçe ' ye nefes aldırdı diyebiliriz.Zira Telekom'dan yenilen 19 sayılık fark oyuncuları da etkilemişti.Cantu maçı sonrası FBTV'ye konuşan yabancı oyuncular,Telekom mağlubiyeti sonrası Cantu maçında da taraftardan destek görmeleri karşısında etkilendikleri yönünde demeçler verdiler.Oyuncuların hepsi Telekom mağlubiyetine değinmişti demeçlerinde.Bu bakımdan Fenerbahçe Ülker için ligde kazanmak önemliydi ve kazandılar da.
Karşıyaka için ise 2-4 gibi bir tablo olmasına rağmen karamsar konuşmanın yanlış olacağı kanısındayım.Zira kaybettikleri takımlar ligin üst düzey takımları.Bu maçta da büyük taraftarının desteğiyle maçtan kopmadı fakat sonunu getiremediler.Hakan Demir'in öğrencileri için kötü bir havanın yaratılmasının gereksiz olduğu kanısındayım ve bunu tekrar belirtmek isterim.Karşıyaka bence yine o bildiğimiz keyif veren basketbolunu oynamaya devam ediyor.Kazanmaya başlayınca da yine alışkın olduğumuz Karşıyaka'yı göreceğiz.
Toparlayacak olursam;kazanmaya daha fazla ihtiyacı olan Fenerbahçe Euroleague takımı olmanın da verdiği tecrübeyle sezon başından beri çizdiği dağınık performansa ve Karşıyaka'nın taraftar desteğine rağmen kazanmasını bildi.Fenerbahçe Ülker'i tebrik ediyor hafta içi oynayacağı Caja Laboral deplasmanında başarılar diliyorum.

-Antalya BŞB 73 - 78 Olin Edirne

Ligde alt sıraları ilgilendiren mücadelede gülen taraf deplasman temsilcisi Olin Edirne,uzun süredir devam eden mağlubiyetlerin ardından henüz galibiyetle tanışamamış Antalya'yı yenerek bir nebze olsun rahat bir nefes aldı.Geçen hafta kaybedilen Trabzonspor müsabakası sonrası Olin'de işlerin sıkıntıya girdiğini söyleyebiliriz,zira yönetim de bu maça çıkış maçı olarak bakıyordu fakat maç sonrası skor istenilen ve beklenen yönde olmadı.Trabzonspor maçının kaybedilmesi de bu maça hayati bir önem kazandırdı düyebilirim.Kazanmaktan başka çaresi olmayan Olin Edirne,maç sonunda galip gelerek ikinci galibiyetini de deplasmanda aldı ve taraftarlarını sevindirdi.
Antalya BŞB için ise koç değişikliğine rağmen durum hiç iç açıcı değil.Geçtiğimiz yıl Trabzonspor'un başına geçtiği anda bir çok Sırp oyuncuyu kadrosuna katmıştı Sakota fakat bu seneki kadrosu pek zengin olmayan Antalya'nın transfer yasağının da bulunması ve takımın şu anki durumu olayı daha da karmaşıklaştırıyor.İzleyip göreceğiz Sakota'nın uzun yıllardır play off oynayan Antalya'yı enkazdan çıkarıp çıkaramayacağını ilerleyen haftalarda.
Olin Edirne'yi tebrik ediyor,hafta arası oynanacak Rusya deplasmanında da Olin'e başarılar diliyorum.
Takımdaki beklenmeyen gidişata rağmen Edirne'den Antalya'ya giden yaklaşık 30 kişilik taraftara değinmeyi bu maça dair yazımın sonuna bıraktım.Geçtiğimiz sene hafta içi Bandırma'ya 400 kişi ile akın eden taraftar,Türkiye'de bir çok deplasmana giden taraftar bu sene de iş başında.Takımı yalnız bırakmayıp uçakla Antalya'ya gittiler.Temennim,Edirne'deki basketbol sevgisini ülkenin her yerinde görebilmek.

-Trabzonspor 72 - 78 Banvit

Lige biraz da fikstürün azizliğiyle istediği başlangıcı yapamayan diğer bir takım da Banvit.bu hafta Trabzon deplasmanından çıkardıkları galibiyetle play-off yarışında biz de varız dedi Bandırma temsilcisi.Maçın belli bölümlerinde ve özellikle ilk yarıda zorlansalar da kazanmayı bildiler.Üç oyuncunun çift haneli skor ürettiği Banvit'te maçın yıldızı Charles Davis oldu.Hem skor hem de ribaund yükünde takımın en parlak performansını gösteren Davis Banvit için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu yine ortaya koydu.
Trabzonspor cephesinde ise 'Geliyoruz' havası yavaş yavaş esmeye başladı.Hafta arası yapılan yabancı transferlerin de uyum sağlamasıyla ilerleyen günlerde etkili bir Trabzonspor izleyeceğiz gibi görünüyor.Zira Tolga Öngören gibi ne yaptığını bilen ve akıllı bir hocanınn transferlerle önünü daha iyi görebildiği kanısındayım.

-Türk Telekom 88-82 Mersin BŞB

%29 gibi düşük bir 3 sayı yüzdesiyle oynamasına rağmen Türk Telekom'un galibiyetindeki en büyük etken hücumdaki silahlarının çokluğu.Bu takım için 'günündeyse atar' tarzı bir söz biraz uymuyor gibi.Baktığımız zaman D-Wash,Memo,Ali Karadeniz,Kambala,Jasaitis hepsi skor yükünü üstlenebilecek üst düzey oyuncular.Dolayısıyla birini durdurduğunuzda diğeri sahneye çıkıyor.Hafta arası Timuçin Meriç üç maçımızı da kazanabilecek güçte olduklarını söylemişti.Birini kazandılar beklenildiği üzere,gelecek haftalarda devam edecek mi yüksek skorlu Telekom maçları,hep birlikte göreceğiz.
Mersin BŞB ise sezona iyi hazırlanmış takımlardan birisi.Geçtiğimiz sezonki kötü tablodan eser yok.Bu hafta kaybetmiş olmalarına rağmen play-off un güçlü adaylarından biri olduğu kanısındayım.İlk 8 takımdan biri olma mücadelesi veriyorlar.Gelecek hafta da Karşıyaka'ı ağırlayacaklar evlerinde.
Türk Telekom takımını kutluyor,hafta arası olan Avrupa mesaisinde başarılar diliyorum.

-Beşiktaş Milangaz 84-88 Erdemir

Şüphesiz ki Erdemir bu haftanın sürprizine imzasını attı.Üstelik Beşiktaş'ı Akatlar'da yenerek yaptı bunu.Ligde 4-2 lik bir tabloya sahip olsalar da kimsenin Erdemir'in bu zor deplasmandan galibiyetle ayrılacağını beklediğini sanmıyorum.%71 2 sayı ve %35 3 sayı yüzdesi bu galibiyetin en büyük etkenidir.(Yunus Çankaya 3/4 , Caner Ercan 4/5 gibi bir oranla oynamış 3 sayı çizgisi gerisinden.Bir de hesapta olmayan Caner Ercan 20 sayılık bir katkı ile oynamış.Bu istatistik aslında yetiyor galibiyeti özetlemek için.)
Beşiktaş Milangaz'da ise D-Will düşük yüzdeyle oynaması mağlubiyetin en büyük nedeni olmuş.Buna rağmen 16 sayı atmış ünlü yıldız fakat yüzde düşük olunca galibiyet gelmemiş.Ersin Dağlı ve Zoran Erceg'in toplam 35 sayısında rağmen kazanamayan Beşiktaş Milangaz'da Deron Williams'ın ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu böylece tekrar görüyoruz.
Erdemir'i tebrik eder,Beşiktaş Milangaz'a hafta arası oynayacağı Euro Challange müsabasında başarılar dilerim.

-Tofaş 75 - 95 Galatasaray Medical Park

Tutku hariç tüm oyuncularından sayı katkısı alan Galatasaray Medical Park Euroleague takımı olduğunu bu maçta bir kez daha gösterdi.Deplasmandan 20 sayılık bir galibiyet ile dönen sarı-kırmızılılarda herşey yolunda gidiyor.Hafta arası aldıkları Barcelona mağlubiyeti (mağlup olunmasına rağmen kimseyi üzmeyen Barcelona mağlubiyeti) takımın hevesini kırmamış,bu da Galatasaray'ın her türlü olumsuzluğa rağmen güçlü bir Euroleague takımı gibi yoluna devam edebildiğini kanıtlar nitelikte.
Tofaş cephesinde ise yerlilerden beklenen katkı alınamaması sonucu bu farkın ortaya çıktığını söyleyebiliriz.Çift haneli skor üreten Bursa temsilcisindeki tüm oyuncuların yabancı olması,yerlilerin devreye girmemesi halinde ilerde sıkıntı olacağına işaret.
Galatasaray Medical Park'ı tebrik ediyor,hafta arası oynayacağı Euroleague mesaisinde Galatasaray Medical Park'a başarılar diliyorum.

-Bandırma Kırmızı 88-89 Aliağa Petkim

Deplasman takımlarının kazançlı çıktığı haftada kazanan diğer bir deplasman takımı İzmir temsilcisi Aliağa Petkim oldu.Uzatmaya giden maçta ligin yeni ekibi Bandırma Kırmızı'ya karşı tecrübesiyle oyuna ağırlığı koyan Aliağa Petkim yabancılardan aldığı önemli katkıyla evine galibiyetle döndü ve ligdeki iyi gidişini sürdürdü.
Bandırma Kırmızı ise kazanmaya çok yaklaşmış olsa da bu kez de sahadan mağlubiyetle ayrıldı.Bunda kuşkusuz tecrübesizliklerinin payı büyük.Gelecek hafta onlar da alt sıraları ilgilendiren maçta evinde henüz galibiyetle tanışamamaış Olin ile Edirne'de karşılaşacaklar.

-Anadolu Efes 98 - 64 Hacettepe Üniversitesi

Haftanın belki de yorumsuz olarak nitelendirilebilecek tek maçı bu maç oldu.Kadrodaki tüm oyuncularından katkı aldı bu maçta Efes ve namağlup liderliğini sürdürdü.Sakatlığı nedeniyle oynamayan Kerem Tunçeri umarız hafta arası sahada olur.
Hacettepe ise ilk haftaki Aliağa Petkim galibiyetinden sonra bir daha kazanamadı,üstelik tüm maçları da büyük farkla kaybetti.Ligin yeni temsilcisi için pek umutlu görünmüyor gelecek.Umarım en kısa zamanda düzelirler.
Anadolu Efes'i kutluyor,hafta arası oynayacakları Euroleague maçında başarılar diliyorum.


17 Kasım 2011 Perşembe

Avrupada Çarşamba Mesaisi - 16.11.2011

Dün akşam takımlarımızın Avrupa mesaisinde 3 takımımız sahne aldı.Günün ilk maçında Fenerbahçe Caferağa'da konuk ettiği Rus rakibi Nadezha'yı 84-72 mağlup ederek 5'te 5 yaptı.İlk yarıda başabaş geçen mücadelede 3.periyotta gelen 26-4'lük seri ve Matovic'in skorer oyunu temsilcimize galibiyeti getirdi.Bu arada aynı anda erkekler maçı varken salonda etkili bir tribün olmasını sağlayan Fenerbahçe taraftarlarına da ayrı bir teşekkür gerekir.

Kadınlar Euroleague'de diğer temsilcimiz Galatasaray MP de deplasmanda Bourges'i 66-65 mağlup ederek 6'da 6 yaptı.Uzun süre geride götürdüğü maçı son hücümda Tina Charles'in attığı sayı ile kazanan temsilcimizde Charles 25 sayı 18 rebound ile maça damgasını vurdu.Grubun finali niteliği taşıyacak olan Ros Casares maçı öncesi morallerin korunması açısından çok önemli bir gaiibiyet oldu bu maç.

Turkish Airlines Euroleague A grubunda Fenerbahçe Ülker zorlu maç sonunda Cantu'yu 85-83 mağlup etti.Geçen seneki taraftar desteğini henüz sağlayamayan Fenerbahçe'de ilk periyot sıkıntılı geçse de bundan sonra istenen savunma arzusu ve mücadelenin geri geldiğini görmek de sevindiriciydi bizler adına.Bu mücadelenin ve Anonsör Mustafa Özben'in de üstün çabası ile taraftar da maça ortak oldu ve 3.çeyrekte üstünlüğü ele aldı Fenerbahçe.Euroleague'nin gelmiş geçmiş en çok üç sayı isabetine sahip oyuncusu Basile'nin 10'da 2 attığı (biri son saniyede orta sahadan olmak üzere) Cantu karşısında özellikle son periyotta Shaq'vari bir performansla savunmacılarını bir bir oyundan aldıran Oğuz'un sayıları ve maç öncesi oynaması kesin olmayan Ömer'in hasta hasta verdiği büyük katkı çok öenmliydi.Ayrıca Vidmar,Sefolosha ve Emir'in dün akşam göze batan diğer oyuncular oldğunu söylemek gerekir.

Ancak yine maç sonunda yıllardır NBA'de kullanılmasına karşın Avrupa'da savunmaya duyulan güven neticesinde başvurulmayan "3sayı öndeyken son savunmada faul yapma" stratejisinin neden halen kullanılmadığını bizzat merak etmekteyim.Öyle ki özellikle Avrupa'da son hücumda üçlükle maçın uzadığı anlar çok olmasına karşın serbest atışın ikincisini kaçırıp rebound'u alarak bir basketle maçın uzadığını çok nadir görmüşümdür.Neticade yine son savunmada 73-70'ken Spahija savunmayı tercih ederek dipten bir üçlükle maçın uzamasına engel olamadı.Ama yine de sezona kötü başlayan Fenerbahçe'nin bu 3 galibiyetlik serisi en azından grup 2.liği konusunda avantajını yitirmemesini sağladı.Tabi kaybedilen 2 maça da yanmamak elde değil grubun şu halinde.

TA Euroleague'de Dün gecenin süpriz sonucu da yine A grubundan çıktı ve Caja Laboral evinde Bilbao'ya 84-89 mağlup oldu.Maçın başından itibaren üstülüğü sağlayan Bilbao'da tecrübeli oyuncuların oyuna etkisi ve Vasiliadis'in skorer oyunu son çeyreğe kadar böyle gitse de Caja Laboral Teletovic ve Prigioni ile son çeyrekte öne geçmeyi başardı.Ancak son 4 dakikada gelen 10-0'lık Bilbao serisi maçı tekrar belki de hak eden tarafa getirmiş oldu.Bu sonuçla Fenerbahçe Ülker'in grubu tüm takımların en fazla eşit şansla dağıldığı grup olmaya devam etti.
Gecenin diğer sonuçları ise şöyle:

Olympiacos :91-78: Nancy
KK Zagreb  :80-78: Zalgiris
CSKA Moscow:77-66: Unicaja

Foto:Fenerbahçe.Org

16 Kasım 2011 Çarşamba

Anadolu Efes :72 - 79 : Maccabi Electra (Hata Kimde ?)

 
Geçen haftaki deplasmanda kazanılan,savunmanın yüksek dozda olduğu ve biraz da şansın yanımızda olduğu Milano maçından sonra,içeride alınacak bir Maccabi galibiyetinin grup liderliği için önemli bir fırsat elde etmeye yarayacağını ortaya koymuştu.Ancak Kinsey'in şanssız sakatlığı bu önemli maç öncesi moralleri biraz bozmuştu.Takımın belki de en formda oyuncusundan bu önemli maç öncesi mahrum kalmak Ufuk Sarıca'yı özellikle savunma konusunda farklı bir görev dağılımına itti.
Bu doğrultuda rakibin en önemli hücum silahı olan Jordan Farmar'ı tutma görevi ilk 5 başlayan Doğuş'a verildi.Bununla birlikte Doğuş'tan arta kalan zamanda bu görevin Sinan Güler'de olacağı da anlaşılmıştı.

Yaklaşık 8 bin seyirci önünde başlayan karşılaşmada ilk dakikalarda herşey olumlu başladı.Takımın bence en değerli hücum silahı olan Barac'ın üstüste bulduğu sayılarla öne geçen Efes,savunmada da istekli oynayınca ilk periyodu önde götürmeye devam etti.Ancak David Blatt'in molasıyla kendine gelen Maccabi periyod sonunda üstünlüğü yakaladı ve maçın ortaya gelmesini sağladı.2.Periyodun başlarında 22-20'yi bulan Efes bir daha öne geçme şansını bulamadı ve bu dakikadan sonra maç adeta bir Efes-Maccabi kovalamacasına dönüştü.

Burada bazı istatistikler ise göze çarpıyor.Öyle bir maç ki iki takımın asist sayıları başabaş (22-21),hücum reboundlarında Efes'in 17-7 gibi bir üstünlüğü var,etkin mücadelenin ürünü top çalmalarda Efes'in 12-4 gibi muazzam bir üstünlüğü var ve bunla bağlantılı olarak top kayıplarında 15-9 Maccabi zararlı taraf.Bu istatistiklerle bu skorun nasıl olduğunu ortaya çıkaran tek veri ise şut yüzdeleri:33'de 8 üçlük atmak Efes için şanssızlıkla açıklanamayacak bir durum,zaten sadece Vujacic'in 13'de 4 üçlük attığı bir maçı Efes'in son dakikada 70-70'e getirmesi dahi inanılmaz inatçı kimliği ve üst düzey mücadele arzusuyla açıklanabilir.Vujacic'in attığı şutların çoğunun Devin Smith'in elinin üzerinden zorlama olarak atması da bu durumda ondan daha fazlasını beklemememiz gerektiğini gösteriyor.

Burada sorgulanması gereken sadece Kinsey'in yokluğunun bu takımdaki hızlı hücum sayılarını tamamen ortadan kaldırması (12 top çalmaya rağmen) ve ilk periyodda verim veren pota altının neden kullanılmayıp tek opsiyonun Vujacic'in şutlarına endekslenmesi.Özellikle takımdaki diğer bir değerli şutör Savanovic'e benzerini Eurobasket'de çok izlediğimiz tarzda bir oyunun neden çizilmediği merak uyandırıyor.Kaldı ki Savanovic şut sokamasa da aldığı 4'ü hücum 7 reboundla maç kazanılsaydı gizli mimarlardan biri olacaktı.Tek opsiyonu Vujacic'in üçlükleri olan bir takımın maçı kazanması maalesef bu muazzam savunma çabası ve mücadelesi ile de olsa rakibin kolay önlemleri ile karşılanabiliyor.Tabi ki Papaolukas'ın neredeyse hiç oynamasına gerek kalmadan maçı götürmeyi başaran Farmar'ın kalitesini belli edercesine sorumluluk alarak oynaması da gerçekten takdirlik bir performanstı.

Maçla ilgili güzel olan bir nokta da Kinsey'in yokluğunda süresi artan Cenk Akyol'un bu süreyi hem hücumda hem savunmada çok başarılı kullanması ve bu takımın bir parçası olduğunu göstermesi oldu.Umarız ki bu isteği ve performansı artarak devam eder.Ancak kötü bir nokta olarak Belgacom Charleroi maçında da yakamızı bırakmayan şanssızlıkların bu maçta da devam ederek gerçekten moral bozmaya devam etmesiydi.Özellikle ilk periyodda Sinan'ın bu sorunla mücadele etmesi onun maç boyuncaki performansını da derinden etkiledi.İnşallah ilerideki maçlarda bu sorundan kurtuluruz ve önemlisi takımın güvenini etkilemez.

Sonuç olarak Maccabi'nin oturmuş kadrosu ve sistemi ile bu gruptaki en hazır takım olduğunu görmek gerekir ve Efes'in eksiklerine ve bazı hatalarına rağmen mücadelesinin gücüyle bu maçı sonuna kadar götürmesini de iyi bir durum olarak görebiliriz.Artık bu takımın savunma konusunda pek bir sıkıntısının olmadığı aşikar ama bazı takımlara karşı sadece savunma ile kazanmak da pek mümkün olmuyor.Ufuk Sarıca'nın elindeki değerli opsiyonları daha fazla değerlendirmesi ile takım içi ilişkilerin iyi durumda olduğu kulübün bu istek ve arzusunun daha fazla galibiyete dönüşeceğini umuyoruz.Real Madrid maçında başarılar Efes.

3 Kasım 2011 Perşembe

Derbi Sinan Erdem'de

WTA İstanbul tenis turnuvası sebebiyle bu sezon basketbola henüz kapılarını açamayan İstanbul Sinan Erdem Spor salonu 6 Kasım Pazar günü oynanacak Beşiktaş Milangaz - Fenerbahçe Ülker TBL karşılaşması ile yeni sezona merhaba diyor.TBF'nin karar değişikliğiyle Beşiktaş Milangaz Arena'dan Sinan Erdem'e alınan karşılaşma Pazar günü saat 16.30'da başlayacak.Çoğu kez üstteki şekilde sarı-lacivert renklere boyanmış olarak gördüğümüz salon bakalım bu sefer siyah-beyaz renklere bürünebilecek mi hep beraber göreceğiz.

2 Kasım 2011 Çarşamba

İşşiz ve Boşanmış (!)

2011 yazının lokavt sebebiyle transfer haberlerinden mahrum kaldığı NBA dünyasının belki de en önemli takip meselelerinden biri olan Kim Kardashian - Kris Humpries evliliğinde sona gelindiği haberleri "Yoksa lokavtın da mı sonu geliyor ?" sorularına da esprili bir şekilde konu oldu.Evliliğin 72.gününde resmi olarak boşanma işlemlerine başlayan çiftin bu durumu ile ilgili Twitter'de dönen yazılarda ise Kris için üzgünlük belirtici yazılar göze çarpıyor.Belki de en komiği ise "Kris'in yerinde olmak istemezsiniz" hashtag'ı ile geçen 'İşşiz ve Boşanmış' tanımı.Tabi NBA kariyeri boyunca 5.6 sayı ve 4.7 rebound ortalaması tutturmuş bir oyuncunun dünya gündeminde bu kadar yer alması da kendisinin pek de o kadar "şanssız" olarak görülmemesi gerektiğini aslında anlatıyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...